Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Sinpaş Grubu Başkanı Avni Çelik’in 2013’e Bakışı
Sinpaş GYO, hız kesmeyen yükselişiyle sektörde istikrar ve güvenilirlik konusunda örnek teşkil etmeye devam edecek…

Değerli Hissedarlarımız,
Değerli İş Ortaklarımız ve Müşterilerimiz,


Yıl boyunca izlediğimiz gelişmelerin ışığında, küresel ekonominin 2012 yılında olumlu bir grafik çizemediğini görüyoruz. Avro Bölgesi ekonomilerindeki zayıf seyrin önümüzdeki dönemde de bu biçimde devam edeceğini öngörmekteyiz. Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre yılın ilk çeyreğinde sıfır büyüme kaydeden bölge ekonomileri, birbirini takip eden iki çeyrekte sırasıyla %0,1 ve %0,2 oranında küçülmüştür. Bölgenin en güçlü ülkesi sayılan Almanya’da ekonominin giderek yavaşlayan bir büyüme sergilemesinin yanında yıl içinde İtalya, Fransa ve İspanya’nın kredi notlarının uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları tarafından düşürülmesi de durumun ciddiyetine işaret etmektedir. Yılın üçüncü çeyreğinde resesyona giren Avro Bölgesi, geleceğe yönelik bir iyileşme belirtisi göstermemektedir. Diğer yandan, Kasım ayında Avro Bölgesi ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu (IMF) arasında yapılan anlaşma ile Yunanistan’ın bütçe açığının azaltılması yönünde yeni kararlar alınmıştır. Bu sayede Yunanistan’ın durumu düzelme yolunda girmiş olsa da, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerin durumu halen kritik düzeydedir.

Borç krizinin devamı niteliğindeki bu dalgalanmalar, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Ekonomik Öngörü raporunda sunduğu tahminlere de yansımıştır. Söz konusu rapora göre 2013 yılında Avro Bölgesi ekonomilerini %0,1 gibi sınırlı bir büyüme beklemektedir. Buna ek olarak Komisyon, bölge ekonomisinin 2012 yılında %0,4 oranında daralacağını öngörmüştür.

Gözümüzü ABD’ye çevirdiğimizde ise AB ülkelerine göre daha olumlu bir değerlendirme yapabiliyoruz. Ilımlı yönde bir gidişat yaşayan ABD’de ülke ekonomisi, beklentilere paralel biçimde %2,7’lik bir büyüme sergilemiştir. Ülke gündemine uzun süre hâkim olan mali uçurum hala bir risk teşkil etmekle birlikte bu konudaki endişeler büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Bu gelişmeyi takiben ABD’de bütçe açığı konusunda kalıcı bir adım atılması beklenmektedir. Böyle bir adımın, son dört yılın en düşük seviyelerine gelen ancak istenilen oranda düşürülemeyen işsizlik rakamlarında iyileşme meydana getireceği öngörülmektedir.

Küresel iktisadi ortamın gelişmiş ülkeler üzerindeki baskısı 2012 yılında gelişmekte olan ülke ekonomilerine de yansımaya başlamıştır. IMF, Ocak 2013 tarihinde yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, dünya ekonomisindeki bu zayıflamanın altını çizmiş ve küresel çerçevedeki büyüme tahminlerini aşağı yönlü olarak güncellemiştir. Buna göre 2013 yılında gelişmiş ülke ekonomilerinde büyümenin %1,4 seviyelerinde kalması beklenmektedir. Bu oran gelişmekte olan ülkeler için %5,5 olarak öngörülmüştür. Genel olarak dünya ekonomisindeki sorunlar ve belirsizlikler aşağı yönlü risklerin devamına neden olurken, bu sorunların çözümüne ilişkin gösterilen çabaların güçlenmesi, 2013 yılında büyük küresel çöküşlerin yaşanmayacağına dair umudumuzu artırmaktadır.

Türkiye güçlü mali disiplini sayesinde sarsılmadan yola devam ediyor...
Dünya ekonomisinde bazı ülkeleri iflasın eşiğine getiren gelişmeler sürerken ülkemizde uygulanan sağlam mali politikalar sayesinde ekonomik kırılganlıklar minimum seviyede tutulmuştur. 2010 ve 2011 yıllarında beklenenin çok üzerinde büyüme rakamları kaydeden Türkiye için 2012, %2,2 GSYİH artışıyla büyümenin yavaşladığı bir yıl olarak gerçekleşmiştir. Bu yavaşlamaya rağmen Türkiye, Merkez Bankası kararlarına uygun mali politikaların izlenmesi ve özel sektör tarafında da söz konusu kararlara uyum gösterilmesi sonucunda bu zor yılı Avrupa ve ABD’ye oranla gayet başarılı bir biçimde geçirmiştir. Özellikle ülkemizin önündeki en büyük sorunlardan biri olan cari işlemler açığının fark edilir derecede azalması olumlu bir gelişmedir. Aynı biçimde enflasyonda da beklentilerin üzerinde bir düşüş yaşanmıştır.

2012 yılının Türkiye ekonomisi açısından en fazla önem taşıyan gelişmelerinden biri, kredi notumuzun uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseltilmesidir. Bu kararın alınmasında, dünya ekonomisinin en çalkantılı dönemlerinden birinde ülkemizin sergilediği güçlü ve tutarlı duruşun büyük etkisi bulunmaktadır. Yükselen notumuz ile birlikte Türkiye’ye gelen yabancı yatırımların ve uzun vadeli borçlanma olanaklarının artacağını düşünmekteyiz. 2013 yılından beklentimiz, diğer değerlendirme kuruluşlarının da ülkemizin taşıdığı büyüme potansiyelinin farkına varmaları ve bunu “yatırım yapılabilir ülke” olarak değerlendirmelerine yansıtmalarıdır.

2012 yılında ülkemizde iç talepte yaşanan daralmaya rağmen dış talepte %3’lük bir büyüme görülmüştür. İç ve dış talepteki bu dengelenme sonucunda dış ticaret açığımız, 2010 Mayıs ayından beri en düşük seviyede gerçekleşmiştir. 2011 sonundan itibaren süregelen kümülatif daralma eğilimiyle dış ticaret açığımız, geçtiğimiz Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %31,2 oranında azalmıştır. Dış ticaret açığındaki bu daralma, cari açıktaki düşüşe sebep olmuştur. Bu düşüşün bir diğer sebebi de altın ihracatında artış olarak görülmektedir. Ancak bu sevindirici gelişmeye rağmen cari açığımızın halen endişe verici ölçüde yüksek seviyelerde olduğunu eklemekte fayda görüyorum.

2013 yılında ülkemizin yoğunlaşması gereken temel sorunlardan birisi de, enerji konusunda hala dışa bağımlı bir portre çizmemizdir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, cari açıktaki büyüme ve başta Suriye olmak üzere Irak, İran gibi ülkelerle yaşanan gerilimler ile ülke gündemindeki siyasi gelişmeler önümüzdeki aylarda ekonomi gündemimizin önemli maddelerini oluşturacaktır. Ayrıca, Avrupa ve ABD ekonomilerinin gidişatı Türkiye için bir risk teşkil etmeyi sürdürmektedir.

Tüm bu risklere rağmen uzman görüşleri, 2013 yılında ekonomimizin olumlu yönde ayrışarak büyüme kaydedeceği konusunda birleşmektedir. Sinpaş GYO olarak bizler de ülkemiz ekonomisindeki istikrarlı gidişin ve sağlam finansal politikalarımızın yıl boyunca devam edeceği inancındayız.

Gayrimenkul sektörü 2013 yılında ivme kazanacak...
2012 yılında yavaşlayan büyüme grafiğine rağmen gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin Türkiye ekonomisine ve istihdama olan katkıları sürmüştür. İnşaat sektörü geçtiğimiz yıl ekonomiye yaklaşık 400 milyar TL tutarında katkıda bulunmuştur. Alınan konut yapı ruhsatlarının ve yapı izinlerinin küresel ekonomik kriz öncesi rakamların üzerine çıktığını görmekteyiz. Yıl boyunca alınan konut ruhsatı sayısı 742.972 adet iken, 647.635 adet de konut yapı izni alınmıştır.

Küresel piyasalarda devam eden durgunluğun etkisiyle, gayrimenkul sektörü 2012 yılında yatay bir seyir izlemiş ve geçtiğimiz yıllardaki hızlı büyümesine oranla yatay bir gelişme göstermiş ve yaklaşık %1,5 oranında bir büyüme sergilemiştir. Konut kredisi faiz oranlarına baktığımızda ise Merkez Bankası verilerine göre Ekim ayı başında %11,7 seviyelerinde olan faiz oranlarının Kasım başı itibarıyla %11 seviyelerine gerilediğini görmekteyiz. 31 Aralık itibarıyla faiz oranları aylık %1’in altına düşmüştür. Aşağı yönlü bir seyir izleyen faiz oranların 2013 yılı başında %0,70-0,80 seviyelerinde kalacağı tahmin edilmektedir. Yıl sonu itibarıyla 80 milyar TL seviyelerine ulaşan konut kredisi hacmi, GSYIH’nın %6’sına denk gelmektedir. 2013 yılında konut kredisi pazarının %17-18 aralığında büyüyerek 90 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir

2012 yılı, gayrimenkul sektörü için gündemindeki öncelikli maddeler olan kentsel dönüşüm, Mütekabiliyet Yasası ve 2B konularında beklenen düzenlemelerin yapılması açısından büyük önem taşımaktadır. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) tahminlerine göre gayrimenkul sektörü 2012’yi %1-1,5 aralığında tamamlayarak yatay bir büyüme grafiği çizdi. Dernek, yeni düzenlemelerle birlikte 2013 yılında hareketlenmesi beklenen sektörün % 5-6 aralığında büyüme göstereceğini öngörmektedir. İnşaat sektörüne dair beklentilere baktığımızda ise yine GYODER verilerine göre, 2013 yılında sektörde %5-6 arasında bir büyüme beklenmektedir.

Riskler karşısında deneyim ve uzmanlığımıza güveniyoruz...
2013 yılı başında uygulamaya giren yeni KDV düzenlemesinin etkileri 2013 yılına hemen yansımayacaktır. 2012 yılında ruhsatı alınan projeler eski düzenlemeye tabi olduğundan, 2013 yılında satışa çıkan projelerin hemen hepsi %1 KDV üzerinden satışa çıkacak. Bu beklentiler çerçevesinde GYODER de 2013 yılı konut satışında %5 oranında artış beklemektedir. Sinpaş olarak GYODER’in bu yöndeki beklentilerini paylaşıyoruz. KDV düzenlemesinin etkileri 2013’ten sonra hissedilecektir. 1-2 yılın ardından %8 ve %18 KDV oranına tabi konut satışları başlayacak ve alıcıların yeni oranlarla oluşan yeni fiyatlara alışma sürecinde talebin bir süre durgun olmasını beklemekteyiz.

1974’ten bu yana pozitif bir ivmeyle yükselişimiz sürüyor...
Sinpaş GYO olarak inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin gerek genel ekonomik büyümedeki yavaşlama gerekse sektördeki belirsizlikler sonucunda yavaş bir seyir izlemesini doğal karşılıyoruz. Bununla birlikte yıl boyunca gerçekleşen gelişmeleri değerlendirdiğimizde, yeni yasal düzenlemelerle birlikte 2013 yılında bu iki sektörün de ülke ekonomisine kayda değer katkıları olacağını tahmin ediyoruz.

Özellikle yabancılara konut satışının önünü açan Mütekabiliyet Yasası’nın, yabancı yatırımları artırarak gayrimenkul sektörüne önemli ölçüde ivme kazandıracağına inanıyoruz. Yapılan son düzenlemelerle, Mütekabiliyet Yasası’nın olumlu etkisini, bu yılın ortalarından itibaren daha iyi hissedeceğiz.

Sinpaş GYO, 2012 yılında ekonomik dalgalanmalardan ve sektörel belirsizliklerden etkilenmeyen, yükselen bir başarı grafiği sergilemiştir. Bu kararlı duruşun temelinde yılların getirdiği birikimle güçlenen finansal yapımız, doğru zamanda aldığımız doğru kararlar ve sektörde 38 yıllık deneyimle oluşturduğumuz marka değeri yer almaktadır. Bu bağlamda, 2012 yılı, Şirket tarihimize oldukça hareketli bir yıl olarak yansımıştır. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz projeler ve yürüttüğümüz faaliyetler aracılığıyla, bu zorlu ekonomik koşullarda dahi büyümesini sürdüren Türkiye ekonomisine katkıda bulunmayı amaç edinmiş bulunuyoruz.

Sinpaş Grubu olarak, güzel bir geleceğe, iyiye ve başarıya olan inancımız bizleri ileriye taşıyan en önemli güç oldu. 38 yılı geride bırakırken değer katmak ve geleceğe iz bırakmak felsefemizi bundan sonra da koruyacak, gerek ülke ekonomisinde gerekse sektörel anlamda süregelen belirsizlik ve risklere rağmen bugüne kadar tuttuğumuz sözleri, gelecekte de yerine getireceğimize inancımız tamdır. Yaklaşık 40 yıllık birikimimiz bu inancı içimizde büyüten en sağlam dayanağımız konumundadır. 2013 yılında da Grup olarak sektöre ve ülke ekonomisine değer katmaya ve vaatlerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz.

Hedeflerimize ulaşma yolunda özveriyle çalışan Sinpaş Ailesi üyelerine, karşılıklı güvene dayalı sağlam ilişkiler kurduğumuz müşterilerimize ve sosyal paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Sinpaş GYO, sürekli yükselen başarı grafiğiyle önümüzdeki yıl da sektörde istikrarın ve itibarın simgesi olmaya devam edecektir.


Saygılarımla,

Avni Çelik Yönetim Kurulu Başkanı
İnşaat Mühendisi (28983)
Eviya web sitesinde her türlü bilgiyi değiştirme, düzeltme ve yayınlama hakkını saklı tutar. | Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları